Yeni film “The Final Reckoning” Cannes’da prömiyerini yaparken, Ethan Hunt’un bugüne dek yaşadığı soluksuz maceralara geri dönüyoruz ve tüm Mission: Impossible filmlerini en kötüden en iyiye doğru sıralıyoruz.

Tom Cruise, Top Gun: Maverick ile üç yıl önce festivalde boy göstermişti. Şimdi ise Ethan Hunt karakterine veda etmesi beklenen Mission: Impossible – The Final Reckoning ile yeniden Croisette’e dönüyor. Serinin sekizinci filmi, Cannes Film Festivali’nin 78. edisyonunda yarışma dışı gösterildi. Şimdi tüm dünyada film, vizyon öncesi büyük bir merakla bekleniyor. Tam da bu vesileyle, sinema tarihinin en uzun soluklu ve şaşırtıcı şekilde kalitesini korumayı başaran aksiyon serisini, en zayıf filmden en iyiye doğru sıraladık.
Bu sıralamada Tom Cruise’un yıllar içindeki saç evrimini de göz ardı edemezdik elbette...
7. Mission: Impossible II (2000)

Serinin açık ara en tartışmalı filmi, John Woo’nun yönettiği Mission: Impossible II. 2000 yılında vizyona giren film, serinin geri kalanından çok daha abartılı ve stilize bir çizgide ilerliyor. Yavaş çekim sahneleri, çift silahlı çatışmalar, sürekli takılan güneş gözlükleri ve arka fonda çalan Limp Bizkit şarkıları, dönemin Hollywood aşırılıklarını yansıtıyor. Ethan Hunt burada neredeyse çizgi roman kahramanına dönüşmüş durumda. Thandie Newton’ın karizması ve Anthony Hopkins’in kısa ama etkili IMF başkanı rolü dikkat çekse de, film casusluk köklerinden uzaklaşıyor ve hikâyenin yerini görsel stilizasyona bırakıyor. Alfred Hitchcock’un Notorious filmine yapılan göndermeler güzel bir fikir. Ama senaryonun dağınıklığı ve abartının dozu, bu filmi serinin “kara koyunu” hâline getiriyor.
Tom Cruise’un bu filmdeki saçları ise adeta başlı başına bir karakter gibi. Serideki en uzun haliyle ekranı süsleyen saçlar, aksiyon sahnelerinde bir L’Oréal reklamı izliyormuşuz hissi yaratıyor.
6. Mission: Impossible – Dead Reckoning Part One (2023)

Yirmi yedi yıl boyunca formunu koruyan seri, ne yazık ki yedinci filmle ilk kez ciddi bir düşüşe geçiyor. Serinin yedinci filmi, ilk defa “olmamış” hissi veren bir anlatıma sahip. Hikâye, Ethan Hunt’ın iki parçaya ayrılmış gizemli bir anahtarı bulmaya çalıştığı küresel bir macera sunuyor. Ancak “The Entity” adlı yapay zekâ tehdidi senaryoya entegre olamıyor ve modern çağın AI korkularına dair bir fikir veriyor evet, ama yeterince güçlü bir antagoniste dönüşemiyor. Rebecca Ferguson’ın yerine gelen Hayley Atwell’in tam olarak parlayamaması, Esai Morales’in etkisiz kötü adam performansı ve senaryodaki yapay diyaloglar buna en büyük etken. Aksiyon sahneleri hâlâ etkileyici, özellikle tren sahnesinde Buster Keaton göndermesi hoş bir detay. Ancak genel olarak, senaryonun bu aksiyon sahneleri etrafında kurulduğu hissine kapılıyorsunuz.
Tom Cruise’un saçlarına gelirsek, burada kısacık ve profesyonel bir görünüme sahip ama yine de Cruise'un karizması filmi kurtarmaya yetmiyor.
5. Mission: Impossible – Ghost Protocol (2011)

Serinin dördüncü filmi Ghost Protocol, Pixar’ın yaratıcı yönetmeni Brad Bird’ün ilk canlı aksiyon deneyimi. Kremlin’in havaya uçurulduğu sekans, Dubai’deki Burj Khalifa tırmanışı ve çöl fırtınasında geçen takip sahnesi, gerçekten sinema tarihine geçmiş aksiyon anları arasında yer alıyor. Simon Pegg’in sahaya çıkması, Jeremy Renner’ın ekibe katılması ve Paula Patton’ın serideki tek performansı dinamik bir kadro sunuyor. Ama bütün bu tempoya rağmen, Michael Nyqvist’in yüzeysel kalan kötü karakteri ve final bölümündeki tempo kaybı filmin potansiyelini gittikçe düşürüyor.
Cruise’un uzun saçları ise bu kez Dubai’nin rüzgarlarında bile hiç bozulmadan ahenkle dans ediyor.
4. Mission: Impossible III (2006)

J.J. Abrams’ın yönettiği Mission: Impossible III, seriyi yeniden rayına oturtan film olarak öne çıkıyor. Abrams’ın televizyon geçmişinden gelen “gizem kutusu” yaklaşımı bu filmde de etkili. “Rabbit’s Foot” adlı açıklanmayan MacGuffin nesnesiyle beraber, daha kişisel ve karanlık bir hikâye izliyoruz. En büyük koz ise şüphesiz Philip Seymour Hoffman. Serinin en tehditkâr kötü karakterlerinden biri olarak, soğukkanlı tiradlarıyla izleyicinin tüylerini diken diken ediyor. Bu film, John Woo’nun Ethan’ı neredeyse süper kahramana çevirdiği ikinci filmden sonra karakteri daha insani boyutlara çeken, başarılı bir versiyon.
Tom Cruise’un kısa ve biraz dağınık saç stili, hem bir ajana hem de evlenmek isteyen bir erkeğe yakışacak türden, sade ve estetik.
3. Mission: Impossible (1996)

Serinin ilk filmi, tüm hikayenin başlangıç noktası Mission: Impossible unutulmazlar arasında. Brian De Palma’nın klasik yönetmenlik dili, soğuk savaş sonrası casusluk paranoyasını incelikle harmanlıyor. Jim Phelps karakterinin hain çıkması, izleyiciye dönemin normlarını yıkan bir hikâye sunuyor. CIA binasına sızma sahnesi, yerçekimi sensörleriyle dolu beyaz odadaki gerilim, tüm serinin simgesi hâline gelen ikonik anlar... Disketler günümüz izleyicisine nostalji yaşatıyor, Vanessa Redgrave’in kısa ama çarpıcı performansı ise filme ayrı bir derinlik katıyor.
Serinin en kısa saçlı Ethan’ı ise bu ilk filmle karşımıza çıkıyor.
2. Mission: Impossible – Rogue Nation (2015)

Yönetmen Christopher McQuarrie’nin ilk kez koltuğa oturduğu Rogue Nation, serinin formülünü mükemmel bir dengeyle uygulayan bir film. Açılış sahnesinde Cruise’un bir uçağın dışına tutunarak havalanması türün sınırlarını zorlarken, Viyana Operası’ndaki sekanslar casusluk geriliminde Hitchcock’vari bir anlatıma sahip. Rebecca Ferguson’un Isla Faust karakteri ise sadece bu filme değil, tüm seriye damgasını vuran güçlü kadın karakterlerden biri. Sean Harris’in karanlık ve tehditkâr tarzı, bu filmin atmosferini daha da geriyor.
Cruise’un orta uzunluktaki karışık saçları bu defa belki de serideki en doğal ve karizmatik haliyle karşımızda.
1. Mission: Impossible – Fallout (2018)

Son olarak zirvede yer alan Mission: Impossible – Fallout, sadece serinin değil, aksiyon sinemasının da doruk noktalarından biri. Paris sokaklarında geçen motosiklet kovalamacaları ve finaldeki helikopter sahneleri, sinemada fiziksel performansın sınırlarını zorluyor. Henry Cavill’in oynadığı doğrudan fiziksel tehdit oluşturan karakter, Cruise’un zekasına karşı mükemmel bir karşıtlık yaratıyor. Film ayrıca karakterlerin iç dünyasına odaklanarak seriye beklenmedik bir duygusallık katıyor.
Tom Cruise’un mükemmel şekillenmiş ve yandan ayrılmış saçlarıysa, nükleer kıyametin eşiğinde bile bozulmadan kalabiliyor.
Yeni Macera Yolda: Mission: Impossible – The Final Reckoning

Tom Cruise’un Ethan Hunt’a son kez hayat vereceği düşünülen yeni film Mission: Impossible – The Final Reckoning, 14 Mayıs’ta Cannes’da prömiyer yaptı. Yarışma dışı gösterilen bu bölüm, serinin sekizinci ve muhtemelen son halkası. Türkiye’deki vizyon tarihi ise 23 Mayıs.
Filmin fragmanını buradan izleyebilirsiniz:
Yorumlar (0)
- Henüz yorum yapılmamış.


Yorum Yap