82. Venedik Film Festivali Yaklaşıyor: Detaylar ve Gösterilmesi Beklenen Filmler

Ödül Sezonu

Henüz 82. Venedik Film Festivali’nin resmi programı açıklanmadı ancak sinema dünyasında spekülasyonlar şimdiden başladı. Cannes Film Festivali’nin yarılanmasıyla birlikte gözler bu kez Lido sahiline çevrildi. Film üretim takvimleri, bazı yapımların Venedik’te dünya prömiyeri yapabileceğine dair güçlü ipuçları veriyor. 2024 yılı sessiz geçen bir edisyon olmuştu. Ancak 2025’in daha parlak bir kadroya sahip olması bekleniyor.


Bazı filmler festival çevrelerinde sıkça telaffuz ediliyor. Bunlardan biri, Benny Safdie’nin yönettiği The Smashing Machine. A24 yapımı filmde Dwayne Johnson ve Emily Blunt başrolde. Hollywood yıldızlarının yer aldığı bir proje olması, filmin Venedik kırmızı halısına çok yakışabileceğini düşündürüyor.

Bir başka çok konuşulan olasılık ise Yorgos Lanthimos’un yeni filmi Bugonia. Emma Stone ve Jesse Plemons’un başrolde olduğu yapım, yönetmenin Poor Things sonrası üretkenliğini sürdürdüğü bir başka ortaklığı olarak öne çıkıyor. Lanthimos’un Venedik’le olan güçlü geçmişi göz önünde bulundurulduğunda, bu filmin Lido’nun en güçlü adaylarından biri olması sürpriz olmaz.

Chloé Zhao’nun Hamnet adlı filmi de festivalde gösterilebileceği konuşulan projeler arasında. Paul Mescal ve Jessie Buckley’nin yer aldığı yapım, Focus Features tarafından dağıtılıyor. Film için açıklanan ABD vizyon tarihi yıl sonunu işaret etse de, Venedik’te erken bir gösterim hâlâ ihtimal dahilinde.

Luca Guadagnino’nun yeni filmi After the Hunt, yönetmenin İtalyan kökeni ve Venedik’le olan geçmişi nedeniyle festivalde yer alma ihtimali yüksek yapımlar arasında. Julia Roberts, Andrew Garfield ve Chloë Sevigny’yi bir araya getiren film, yıldız oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor. Guadagnino’nun geçen yıl Queer ile festivalde yer aldığı hatırlandığında, bu yapımla Lido’ya dönüşü güçlü bir olasılık olarak öne çıkıyor.

Tüm bu ihtimallerin yanı sıra, Cannes’da beklenen fakat orada gösterilmeyen bazı yapımların da Venedik’te ortaya çıkması şaşırtıcı olmaz. Örneğin, Jim Jarmusch’un yeni filmi Father Mother Sister Brother, oyuncu kadrosunda Cate Blanchett ve Adam Driver gibi isimleri barındırıyor. Cannes’a katılmaması dikkat çekmişti; Venedik bu film için ideal bir sahne olabilir.

Brezilyalı yönetmen Karim Aïnouz’un İngilizce çektiği Rosebush Pruning, Elle Fanning, Riley Keough ve Pamela Anderson’ı bir araya getiriyor. Bu film de festivalde yer alma ihtimali yüksek projelerden. Benzer şekilde, Güney Koreli usta yönetmen Park Chan-wook’un No Other Choice adlı filmi için Venedik’in uygun bir zamanlama sunduğu konuşuluyor. Cannes’a yetişemeyen film, Park’ın 20 yıl önce Lady Vengeance ile yarıştığı Lido’ya dönüşünü simgeleyebilir.

Bu yıl Avrupa’nın farklı köşelerinden gelen yapımlar arasında, Türk kökenli yönetmen İlker Çatak’ın Yellow Letters adlı yeni filmi de öne çıkıyor. Geçtiğimiz yılın beğenilen yapımı The Teachers’ Lounge sonrası bu yeni projesi, Almanya’yı temsilen festivalde yer alma ihtimali yüksek yapımlardan biri. Hollanda’dan Nanouk Leopold’un Whitetail ve Emily Atef’in Call Me Queen adlı filmleri de alternatif bölümler için sıkça anılıyor.

Bu yılın jüri başkanı da festivalin tonuna dair ipucu veriyor: 2025’te jüriye Oscar ödüllü yönetmen Alexander Payne başkanlık edecek. Festival direktörü Alberto Barbera’nın önerisiyle göreve gelen Alexander Payne, Venedik’in “filmi bir sanat biçimi olarak kutlayan, 100 yıla yaklaşan mirasına” duyduğu hayranlığı dile getirdi. Bu yaklaşım, bu yıl seçilecek filmlerde dramatik derinlik, insani hikâyeler ve klasik sinema duyarlığının öne çıkabileceğine dair ipuçları veriyor.

Venedik’in geçmişte olduğu gibi bu yıl da Oscar sezonunun nabzını tutan filmlerle bağımsız sesleri harmanlayan bir seçki sunması bekleniyor. Festivalin sadece bir vitrin değil, aynı zamanda sinema takvimini şekillendiren bir yapı olduğunu unutmamak gerek. Lucrecia Martel’in uzun süredir üzerinde çalıştığı ve yerli halk aktivisti Javier Chocobar’ı konu alan belgeselin bu yıl gösterilmesi bekleniyor. Bu tür yapımlar, Venedik’in politik duyarlılığı ve biçimsel çeşitliliğe verdiği önemi bir kez daha ortaya koyuyor.

Dünyanın en eski film festivali olan Venedik, 1932’den bu yana sinemayı sadece bir endüstri olarak değil, bir sanat formu olarak kutlayan bir gelenek inşa etti. Özellikle klasik restorasyon bölümü, sinemanın geçmişiyle bugünü arasında eşsiz bir köprü kuruyor.

Festival bu yıl da ana yarışma bölümü olan Venezia 82 dışında, keşiflere açık Orizzonti, restorasyonlara odaklanan Venezia Classici ve seçkin özel gösterimlerin yer aldığı Out of Competition gibi bölümlerle çeşitliliğini koruyacak. Ayrıca, endüstri profesyonellerinin buluşma noktası olan Venice Production Bridge, yapımcılar ve yeni projeler için bir networking alanı sunuyor.

Lido di Venezia, yalnızca festivalin fiziksel mekanı değil; sinemanın ruhunun da en yoğun hissedildiği yerlerden biri. Palazzo del Cinema ve Sala Grande, yıl boyunca sessiz kalan salonlarını yalnızca bu dönemde canlandırır ve sinemaya sembolik bir anlam yükler. Sahile kurulan kırmızı halı, yıldızları taşıyan vaporetto’larla gelen izleyiciler ve Venedik’in zamansız atmosferi, bu mekânı bir sinema mitolojisine dönüştürür.

Kendi adıma, Venedik’i yeni filmlere karşı duyduğum heyecanın yanı sıra, sinemanın yaratabileceği duygusal, estetik ve politik yankılar için de takip ediyorum. Festivalin bana ilham veren tarafı sadece vizyon filmleri değil; sinemanın sınırlarını zorlayan, sessizce hafızaya kazınan hikâyeler. Bu yıl da Lido’dan çıkacak sürprizlerin peşindeyim.

Venedik Film Festivali yeni filmler izleme fırsatı sunarken aynı zamanda bulunduğu şehirle birlikte sinemayı başka bir düzeyde deneyimleme imkânı da tanıyor. Lido’da gün batımında bir gösterime katılmak ya da festival sonrası Venedik sokaklarında dolaşmak, sinemayla hayatın iç içe geçtiği o eşsiz atmosferi hissettirebiliyor.

Sonuç olarak filmler henüz açıklanmamış olsa da, 82. edisyonun da hem sinema dünyasına hem izleyicilere ilham verecek bir program sunacağına dair güçlü bir beklenti var.

Gökçe Bilgiç
Gökçe Bilgiç

İzleme Listesi kurucusu, uzun yıllar farklı dijital dergiler için yazılar yazdıktan sonra nihayet kendi dergisini kurmaya karar verdi. Ayrıca yaklaşık 8 yıldır TRT Radyo 3'de sinema programları yapıyor. 

Yorumlar (0)

  1. Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yap

Haberdar Olmak
İster Misin?

Sadece abonelere özel içerikler, film önerileri ve sinema dünyasından en güncel haberler için bültenimize katılın.